çok kişiliklilik
Tezimin konumun çok çok ucundan yakalandığını hissetmekle birlikte, yaptıgım farklı medya ve tarzlardaki işlerin nasıl olupta bir bütün içinde yer bulabileceği sorusu daha da önem kazandı. Aklıma ilk parlayan fikir, Patrick Suskind ‘ın Koku romanındaki Grenouille karakterinin hayalinde oluşturduğu koku kütüphanesinden yola çıkmak oldu. Karakter kafasında yarattığı koku kombinasyonlarını gene hayalinde yarattığı bir çeşit kütüphaneye istifliyor ve sonra saatlerini bu kutuphanede istediği şişeden istediği kokuyu seçerek haz içinde geçiriyor. Ilk düşüncem farklı tarzlardaki işlerimi - çünkü düşününce çıkış noktaları bende yarattıkları hissiyatlardı - bu mantıkta bir duygu kütüphanesiyle betimleyebileceğimdi. Adının “duygu” kütüphanesi olması rahatsız ediyordu, çünkü bunun daha farklı birşey oldugunu ama bir türlü adını koyamadıgım için şimdilik böyle dediğimi biliyordum.
Daha sonra Elif hocanın “multiple personna” konusundan ve – kısaca özetleyim- farklı tarzdaki işlerini nasıl farklı kişilikler altında sunduğundan bahsettiğinde, daha önce kendimle hiç bağdaştırmadıgım bu konunun -nedenide bu kavramı gayet yuzeysel bır sekılde sadece bir tür zihinsel hastalık olarak algılayıp geçmemdendır- aslında farkında olmadan benim de aradıgım bir çözum oldugunu duşundum.
Yaptıgımız farklı konu/tarz/atmosfer/hissiyattaki işler gerçekten de kişiliğimizi oluşturan alt kişiliklerden mi doğuyor, bu soruya cevap veremesem de bu fikir en başta sordugum sorunun cevabını buyuk ölçüde yanıtlanıyor. Fakat hala birşeylerin eksik oldugunu, daha da şekillenip berraklaşması gerektıgını hissediyorum. Bu da ?duygu? kutuphanesi gibi bir sınıflandırmayla çok kişiliklilik konusunun bir şekilde kesişmesinden geçiyor diye seziyorum. Eğer tezimde bir hikaye betimleyeceksem, ana karakterin iç dünyası bu şekilde çok yönlü olmalı. Nasıl ki bazılarımız dinleyeceği muziği ruh haline göre seçmeye dikkat eder ve arşivini buna göre düzenler, benzer bir mantık karakterimin hayal dünyasında var olabilir. Bu konuda ilk aklıma gelen referanslar “The Cell” filmindeki katilin iç dünyasının muhteşem betimlemesi ve “Dreamcatcher” filmindeki zihin kütüphanesi betimlemesidir.

No trackbacks yet.