eskileri deşmek.. devam
Peki neden bir başkasını mutlu etmek? Kendimi bir kurtarıcı gibi karşılıksız şekilde insanları mutlu etmeye çalıştığımı hayal edecek kadar naif görmekten tiksinirdim. Çünkü asıl gerçeğin, beğenildiğimizi ve sevildiğimizi hissettiren aitlik duygusunda yattığına inanıyorum. Zaman zaman sosyal varlığımla insanların arasına karışabildiğim yalanını kaldıramıyorum ve onca bahsedilen sevgi ve bağlının sahte olduğunu haykırmak istiyorum. Fakat bu sevgi gerçekten sahte mi, yoksa içimdeki kızgınlık ve kıskançlık çok az tadabildiğim bu duygunun sahte olduğunu mu fısıldıyor.
Bu noktada insanlara olan kızgınlığım, iyi şeylere olan umudumla çatışmaya başlıyor.
Bir yanım insanları baştan çıkarıp hissettikleri hayranlık duygusunun hayatlarındaki sevgi kadar sahte olduğunu yüzlerine vurmaktan haz alacak kadar nefret dolu. Fakat diğer yanım insanların gerçekten birkaç saniyeliğine de olsa bu mutlugu hissedip birbirlerine başka gözle bakabileceğini, bakış açılarını değiştirip hayata gülümsemelerini sağlayabileceğimi umut ediyor. Ama bunu gene onlar için mi yoksa kendimi tatmin etmek için mi yaptıgımı söyleyemiyorum.
Belkide tüm bunların temeli hepimizin içindeki iyi/kötü çatışmasından kaynaklanıyor. Söyleyemeye cesaret edemedigim gercekleri. haykırıp hıncımı almak mı, yoksa beni oldugum gibi sevmelerini umut etmek mi..

No trackbacks yet.